Ana Sayfa > Uncategorized > Fesleğen Çıkmazı’nda kalakalmak

Fesleğen Çıkmazı’nda kalakalmak

Fesleğen Çıkmazı, bu sezon İstanbul Devlet Tiyatro’sunda perde açan oyunlardan biri. DT’ye göre konusu: ”Oyunda Mübadeleyle Girit’ ten Türkiye’ ye göçmek zorunda kalan bir ailenin aradan geçen 20 yılın ardından, özlemleri, hayatta kalma mücadeleleri ve aile içi ilişkileri anlatılıyor.”

Ben anlamadım…Gerçekten anlamadım. Bu oyunda böylesine ciddi bir konu mu ele alınıyormuş? Kaçırmışım, farkedememişim.

Memleketinin toprağını alıp koklayınca, bugün memleketimizde şöyle yapardık deyince salonca özlemi yaşamış mı olacağız? O toprağı öyle bir koklayacak ki ben oturduğum yerden görmediğim Girit’i özleyeceğim. Ya hayat mücadelesine ne demeli? 20 yıl uzak kalmış aile, ağalık beylikle geçirmiş zamanını. Aynı sofraya oturmayı layık görmedikleri işçileri var. Gelen bir telgrafta yazılı olan borç ile kalp krizi geçiriyor evin ağabeyi, evin akıllı kadınları yaptıkları çeyizleri satıp, paraya çevirerek bununla mücadele ediyorlar. Evcilik oynamak gibi. 10 dakikada hiç zorlanmadan dükkan kiraladılar, müşteriler de alış veriş yaptı…Eeee borçtan bir daha bahseden olmadı çözdük mü sorunu? Bu kadar çok soru sorarak anlattığım için üzgünüm. Oyun bendeki soruların hiçbirini yanıtlamadı. Kurguyu ve oyunculuğu büyük beğeniyle anlatan sözlük yazarlarına ve okuduğum kişisel internet sayfalarına da hayret ediyorum. Sözde acıklı bir oyunda ne ağlayabildik, ne gülebildik. İlginçtir ki oyun bittiğinde çoğusu sevinçle (oyunun bitmesine sevinerek) alkışlıyordu. Dışarı çıkacak olmanın heyecanını yaşayan, ikinci perde olsa hani içeri gelmeyecek olanların onlarcası vardı o salonda.

Rita’nın Şarkısı’nı yazarken “oyunlar oyuncularıyla değer kazanırlar” demiştim. Bu oyunda oyuncular yazılanı harika oynadılar. Ancak yazılan hiç bir şeye bağlanmıyordu. Bu oyun insanların yakıştırdığı temayı işleyemiyor. Aniden bitmesi, olayların  bazısını birden çözümlemesi, bazısnı da çözümsüz bırakması izleyicide boşluk yaratıyor.

Hikaye olsa belli bir anı anlatması, kalanını okuyucuya bırakmasıyla Çehov tarzını yakıştıracağım ama sonunuda ansızın bağladı zaten. (Türk Çehov’unun babası Sait Faik’in de Fesleğen üzerine bir hikayesi vardı.) Ne bana ne kendine bir şey bırakmamış yazar. Çözümsüz kalan parçalarsa çözüme kavuşsa da bir değeri olmayacak şeyler. Doktor Bey’le ortanca kız kardeşin aşkını aştan bile saymam ben. Varsın ne olacakları bilinmesin.

İzleyeceklere iyi seyirler…

Categories: Uncategorized
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. Henüz geridönüş yok.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.