Türk Bayrağı
Anayasamızın değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddelerinden üçüncüsünde Türk bayrağı için, “Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır” denir. Buradaki kanunda belirtilenden kasıt Türk Bayrağı Kanunudur. Kanunu merak edenburadan okuyabilir. Yoldan yüz kişi çevirin, Türk bayrağı nasıl ortaya çıkmış diye sorun, kaç kişiden doğru yanıtı alabilirsiniz acaba? Ben doğru cevabı verecek olanların sayısına dair bir yorum yapmak istemiyorum. Zaten okullarda öğretilen bayrak bilgisi de efsanevi bir zemin üstüne kurgulandığı için, doğru yanıtı bir tek kişiden dahi alamama ihtimalimizin olduğu kanısındayım.
Yanlış olan ve malesef internette de dolaşan bilgi şu: Bilinen efsaneye göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız’ın yan yana gelmesi ile oluştuğu söylenmektedir. Yapılan tüm varsayımlar arasında, 1. Kosova Savaşı’nın sebep olması en büyük imkanlardan biridir, lakin bu savaş tarihinin akşamında gökyüzünde Jüpiter ve Ay yan yana nadir anlarından birini yaşamıştır. Bu savaş sonunda ele geçirilen bir Sırp askeri, dönemin padişahı Murat Hüdavendigar’a Sırp savaş planlarını vereceği taahhütü ile yaklaşmış; hançeri ile Osmanlı İmparatorluğu galibiyeti ile sonuçlanan savaş sonrasında şehit edilmiştir. Yerine büyük oğlu Yıldırım Beyazıt geçmiştir.
Yukarıdaki bilgiyi internetten aldım. Neredeyse her yerde bu yazıyor. Bu bilginin devamında o gece jüpiter ile ayın yanyana geldiği ender tarihlerden biri olduğu belirtiliyor. Kosova Savaşı 1389 yılında oldu. Ay yıldızlı bayrağın ilk kullanılışı ise 1793 yılında gerçekleşiyor. Arada 400 sene var. Dolayısıyla bu bilgi tamamen efsane (hurafe). Zaten bir milletin bayrağı bu denli sığ ve tesadüfi oluşamaz. Türk milletinin tesadüfi bir tarihi hiçbir zaman da olmamıştır. Malesef bayrağımızın nasıl oluştuğunu dahi bilimsel olarak açıklayamıyoruz.
İlk ay-yıldızlı bayrağımız III.Selim’in kabul ettiği ay ve sekiz köşeli yıldızlı kırmızı bayraktır. Buradaki sekiz köşeli yıldız şekil biliminde “zafer” anlamına gelir. Beş köşeli yıldızı kullanan ilk hükümdar ise Sultan I. Abdülmecit’tir (1842). Beş köşeli yıldız ise “insan“dır. Aynanın karşısına geçin, bacaklarınızı ve kollarınızı açın. İşte size yıldız.
Peki neden ay ve yıldız?
Ay müslümanlar için bir semboldür. Hristiyanlık’ taki haçın İslam’daki karşılığıdır da denilebilir. Çünkü, ‘Hilâl’ kelimesi ile ‘Allah’ lâfzı Arapça’da aynı harflerden oluşmakta ve bu yüzden de ebced hesabında karşılıkları aynı sayıya (66) tekabül etmektedir. Diğer yandan Müslümanların kullandığı Hicri takvim ay yıllarını baz almıştır. Aya göre planlandığı için de takvim hareketlidir. Yani yılbaşı her zaman aynı zamana denk gelmez. Kışa da gelebilir yaza da. Bu da Müslümanlıktaki “İnsanın dünyadaki yolculuğu”nu simgeler (geçiciliğini). Bakınız Hicri Takvim’in çıkış noktası doğum ya da ölüm değil Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretidir. Yolculuğudur.
Bunun dışında bilinen en eski Türk tarihinde de inanılan tanrı GökTanrı’ydı. Güneş, ay ve yıldız ise tanrının yansımaları olarak kabul ediliyordu. Gökbilimi ise Türklerde önemliydi. Bu nedenle yıldızın da güneşin de sık sık kullanıldığı görülmüştür. Örneğin, bazı Osmanlı sancaklarında güneş de kullanılıyordu.
Bayrak için yazılan nice duygulu şiirde bayrağın kutsallığına dair öyle dizeler vardır ki onları okuyan vatanperverlerin tüyleri diken diken olur. Ancak tarihimizi okurken efsanelerle değil bilimle okumalıyız. Tarihini tesadüflere bağlayan bir millet gün gelir karaları bağlar. Bayrağımızı tanıyarak ona sahip çıkalım.
Tüm milletlerin bayraklarına saygıyla…
