Mavi Adam, Beyaz Melek:Avatar
Filmi 31 ocak gecesi 00:30 seansında çok sevdiğim abim, ablam ve kardeşimle izledim. Aslında hiç gitmeyi düşünmemiştim çok ani oldu. Mavi ırkın, beyaz ırkın istilasından yine beyaz ırktan bir kurtarıcıyla nasıl kahramanca kurtarıldığının üç boyutlu serüveni. Filmin başrolünü oynayan gazi için de uygun bir başlık oldu sanırım: Mavi Adam, Beyaz Melek.
Bu film resmen bizimle dalga geçiyor!
Filmde Amerika bir bölgeyi işgal edecek ancak dikkat edilmesi gereken husus, Amerika değil, şirketlerin çıkarları için yapılıyor işgal. İşgalden öncesi var ama, İngilizce eğitim, yol ve ilaç veriliyor insanlara. İnsanların sevgisini kazanmak için verilenlere bakalım. Bizim de ülkemize verilen ve bundan dolayı oldukça müteşekkir olduğumuz nimetlerle aynı: Karayolu, ilaç ve İngilizce eğitim.
Iraklı gençlerin bazıları genizlerini yakan soğuk kolayı ilk defa işgal sonrasında içtikleri için aileleri olmasa da mutlu olmalılar belkide! İşte buna benzer bir şeydi Navilere verilenler.
Sonra haşmetli devletin kudretli gücü karşısındaki çaresizlik.
Yok, yok! Haksızlık etmemek lazım. İçlerinde insaflı olanlar da var. Ancak halkınızın kurtuluşu bu insafa gelenlerin elinde. Amerika’yla kimse baş edemez denilen noktada, biri erkek diğeri kadın iki melek beliriveriyor. Bir de tabiat ananın gönderdiği ebabil kuşları. Düşman içeri öyle bir sızıyor ki, siz o düşmanı kendinizden bilip, liderliğinizi emanet ediyorsunuz. Günümüz politikalarını böyle aleni gösterdikleri zaman insani güdülerden dolayı zoruna gidiyor insanın.
James Cameron güzel film yapmış, mesajını da iyi iletmiş bence. Her ne kadar ABD’nin politikalarının eleştrildiği söylense de, kendilerini korumak için saldıranlara “Terör bu terör” diye bağıran Albay Quaritch eleştiri mi yapıyor yoksa dalga mı geçiyor kestiremedim. Daha çok barbar ve çağdışı yaşayan dedikleri toplumlarla alay eder gibi.
Film görseli şahaneydi. Süresi uzun ama sıkıcı değildi. Oyunculuklar da iyiydi. Herkes rolünü iyi oynamış.
Toruc Macto sahibi olmayı, Ford Mustange değişmem. Daha havalı olduğunu gördük.
Bu yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.
Evet kardeşim, her ne kadar biz millet olarak böyle komplolar keşfetmeye meraklı olsak da; filmde beni en çok etkileyen şey: Na’vi’lerin saçından çıkan bağ ile diğer canlılara bağlanabilmeleri ve onları hissedip yönlendirebilmeleri…
Ağlanacak halimize gülümseyelim